Yenileme5 dk okuma

Sigorta yenileme takibi nasıl yapılır? Acente için adım adım düzen

Yenileme takibini tek bir kişinin hafızasından çıkarıp sisteme bağlamanın yolu: T–30 takvimi, her temasın kaydı, sahiplik ve ölçüm. Yazılım şart değil, disiplinin nereye uygulanacağını bilmek şart.

Akıllı Arama

Yenileme ekibi

Yenileme takibi, acentelerde neredeyse her zaman "yapılması gereken" işler listesinde durur ama hiçbir zaman birinin asıl işi değildir. Poliçe zaten satılmıştır, müşteri zaten müşteridir, sistemde de görünmektedir. Buna rağmen yenilenmeden kapanan poliçelerin büyük kısmı bir itirazla değil, sessizlikle kaybedilir: kimse zamanında aramamıştır.

Bu yazı, tek bir kişinin hafızasına dayanmayan bir takip düzeninin nasıl kurulacağını anlatıyor. Yazılım şart değil; disiplin şart. Ama disiplinin nereye uygulanacağını bilmek gerekiyor.

Önce şunu kabul edin: hatırlamak bir sistem değildir

Çoğu acentede yenileme takibi şuna benzer — poliçe listesi ayın başında açılır, "bu ay kimler var" diye bakılır, birkaç isim aranır, gerisi haftanın yoğunluğuna karışır. Bu yöntem küçük portföyde çalışır çünkü akılda tutulacak müşteri sayısı azdır. Portföy büyüdükçe aynı yöntem sessizce bozulur: kaybın kendisi görünmez olduğu için, bozulduğu da fark edilmez.

Bir takip sisteminin karşılaması gereken üç şart var:

  1. Kim aranacak, kişiye sormadan belli olsun. Liste birinin kafasında değil, herkesin bakabildiği bir yerde olmalı.
  2. Ne zaman aranacak, tarih tarafından belirlensin. "Müsait olunca" değil, "poliçe bitimine 30 gün kala".
  3. Arandı mı arandı olsun. Aranmamış bir kayıt, aranmış bir kayıttan ayırt edilebilmeli.

Üçü de olmayan her düzen, aslında bir düzen değil, bir umuttur.

Takvimi poliçe belirlesin: T–30, T–15, T–7, T–1

Yenileme takibinin omurgası, bitiş tarihine göre geriye doğru sayılan sabit temas noktalarıdır. Yaygın ve işleyen bir kurgu şudur:

  • T–30 (bitişe 30 gün kala): İlk temas. Amaç satış değil, hatırlatma ve bilgi güncelleme. "Poliçeniz 12 Eylül'de doluyor, aracınızda/adresinizde bir değişiklik var mı?"
  • T–15: Teklif sunumu. Yenileme fiyatı ve varsa alternatifler.
  • T–7: Karar takibi. Cevap gelmediyse kanal değiştirin — aramaya cevap vermeyen kişi WhatsApp'a yazabilir.
  • T–1: Son hatırlatma. Burada amaç ikna değil, kaybı önlemektir: "yarın teminatınız bitiyor".

Bu tarihler kutsal değil; kutsal olan, tarihin kişiden bağımsız olması. T–30'un ne zaman geldiğini birinin hatırlaması gerekmiyorsa, sistem çalışıyor demektir.

Neden 30 gün?

Çünkü rakip acentenin de bir takvimi var. Müşteriye ilk ulaşan taraf, konuşmanın çerçevesini kuran taraftır. Bitişe üç gün kala yapılan arama artık bir yenileme görüşmesi değil, bir kurtarma operasyonudur.

Her temasın bir sonucu olmalı

Aramanın yapılmış olması yetmez; sonucunun kayda geçmesi gerekir. En az şu ayrımı yapabilmelisiniz:

SonuçNe anlama gelirSonraki adım
Ulaşıldı, yenileyecekSatış sürecindeTeklif hazırla
Ulaşıldı, kararsızİtiraz varİtirazı not et, T–7'de dön
Ulaşıldı, yenilemeyecekKayıp, ama nedeni belliNedeni kaydet
UlaşılamadıHenüz hiçbir şeyKanal değiştir, tekrar dene

Son iki satır arasındaki fark, bir acentenin kendi kaybını anlayıp anlayamamasını belirler. "Ulaşılamadı" bir sonuç değildir — bir borçtur. Kapanan poliçelerin ne kadarının "ulaşılamadı" ile kapandığını biliyorsanız, elinizde düzeltilebilir bir sayı var demektir.

Sahiplik: her poliçenin bir adı olsun

Herkesin sorumlu olduğu iş, kimsenin sorumlu olmadığı iştir. Portföydeki her poliçenin, yenileme dönemi boyunca tek bir sahibi olmalı. İki kişilik bir acentede bile bu geçerli: "sen bak" ile "bakılmadı" arasındaki mesafe şaşırtıcı derecede kısadır.

Sahiplik ayrıca ölçümü mümkün kılar. Kimin listesinde kaç poliçe var, kaçı zamanında arandı, kaçı yenilendi — bunlar ancak sahip alanı doluysa sorulabilecek sorulardır.

Ölçün: takip sisteminin kendi karnesi

Bir takip düzeni kurduysanız, çalıştığını nasıl bileceksiniz? Dört sayı yeterli:

  • Zamanında temas oranı: T–30 penceresinde ilk teması yapılan poliçe yüzdesi.
  • Ulaşılamayan oranı: Hiç ulaşılamadan kapanan poliçe yüzdesi.
  • Yenileme oranı: Yenilenen / süresi dolan.
  • Kaybın nedeni: Fiyat mı, hizmet mi, ulaşılamama mı?

Bunların nasıl hesaplandığını yenileme kaçağını ölçme yazımızda adım adım anlattık.

Otomasyon nereye girer

Otomasyon, yukarıdaki düzenin yerine geçmez; onun hatırlama ve ilk temas kısmını üstlenir. Pratikte en çok işe yarayan üç yer:

  1. Listeyi kendiliğinden üretmek. T–30'a giren poliçeler her sabah bir listeye düşer; kimse rapor çekmez.
  2. İlk teması başlatmak. WhatsApp şablonu veya otomatik arama ile hatırlatma yapılır, cevap veren kişi temsilciye aktarılır.
  3. Sessizliği görünür kılmak. Belirlenen süre içinde temas edilmemiş poliçeler bir istisna listesine düşer. Asıl değer buradadır: yönetici artık tüm portföye değil, sadece aksayan kısma bakar.

Otomasyonun yapmaması gereken şey, kararı almaktır. Fiyat itirazını karşılayan, teminatı anlatan ve müşteriyi ikna eden hâlâ insandır.

Nereden başlamalı

Yarın yapabileceğiniz en küçük adım: önümüzdeki 30 gün içinde süresi dolacak poliçelerin listesini çıkarın, her birine bir sahip yazın ve her temasın sonucunu tek bir alana kaydedin. Bir ay sonra elinizde, daha önce hiç olmayan bir şey olacak: kaybınızın nedenini gösteren veri.

Kendi acentenizde bu düzenin ne kadarının kurulu olduğunu görmek için altı soruluk öz-testi kullanabilirsiniz.

yenileme takibiacente operasyonupoliçe yönetimi

Diğer yazılar